19 Mart 2017 Pazar

Rüzgarın Şarkısı-Daniel Steel



 Hani bazı yazarlara nedensizce uzak dururuz. Kitabını almayız,eğer kitaplığımızda varsa da pek elimiz gitmez okumaya. Benim için de Daniel Steel bu birkaç yazarımdan biriydi. Hiç sebep yokken tercih etmedim okumayı şu zamana kadar. Blog buluşmasında Novella Yayınları'nın buluşmaya Steel kitaplarından hediye ettiğini görünce de pek sevinememiştim;itiraf ediyorum.

Ama hiç okumam herhalde ben bunu dememe rağmen aldım elime. Arka kapağına falan bakarken bir baktım ki okumaya başlamışım.  İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü son zamanlarda en keyif aldığım kitap oldu. 

Kitap Alex ve Nick adlı iki at sevdalısı arkadaşın dostluğu üzerine kurulu. Almanya'da geçiyor hikaye. Eşlerini kaybetmiş bu iki arkadaş evlatları ile hayatlarına sorunsuz devam etmekte. Ta ki Nick öldüğü sandığı annesinin hala yaşıyor olduğunu ve Yahudi olduğunu öğrenmesine kadar. Çünkü dönem Almanya'da Hitler dönemi ve Aslında hristiyan olmasına rağmen annesi Yahudi olduğundan Nick zorunlu bir şekilde Amerika'ya göç ediyor. Dostu Alex'in verdiği atlarla bir sirke katılıyor. Hayatını iki oğlu ile Amerika'da bir sirkte devam ettiriyor. Ama Alex ile olan bağı,iletişimi hiç kopmuyor. 

Kitap tam 76 yıllık bir dönemi anlatıyor. Bu öyle bir dostluk ki torunlarına, torunlarının çocuklarına kadar bir şekilde sürüyor. Daha önce hiç bu kadar uzun bir zaman diliminde geçen kitap okuduğumu hatırlamıyorum. 

Kitabı gerçekten çok sevdim. Sonunda epey ağladım hatta. 

Yalnız sevmediğim birşey vardı ki o da kitabın adı. Keşke kitap orijinal adı ile kalsaymış. Kitabın adi Pegasus orjinalinde. Hayatlarını kurtaran,sirkin göz bebeği atın adı. Şahsen öyle olmasını çok isterdim. Yayın evinin haklı bir gerekçesi vardır muhtemelen ama hıhhh bu isim hiç olmamış. 

Bundan sonra Daniel Steel'e daha bir sıcak bakacağım kesin. Dostluğa dair bir kitap okumak isterseniz kesinlikle tavsiye ederim. Hem sadece duygusal değil aynı zamanda döneminin tarihi de güzel işlenmişti. Hitler Almanyasının mantığa ve insanlığa zerre sığmayan tutumu, daha önce hiçbir fikrimin olmadığını farkettiğim sirk hayatı,atlarla ilgili bilgilere bolca yer verilmiş. 

2 Mart 2017 Perşembe

Su'yun Gölgesi- Özgür Turan



Yine bir Yitik Ülke kitabı. 
Yılbaşında şartsız, kuralsız bir şekilde çekiliş yapılmış ve talihlilerden biri de ben olmuştum. 
Beş tane süpriz kitabıma kavuşunca pek sevindim. 
Bu konularda pek şansım olmadığını düşününce haksız sayılmam. 

Su'yun Gölgesi'de bu hediye kitaplarımdan biriydi. 
Su ne güzlel bir isimdir. Çok severim. Bu kitapta da baş kahramanımızın adı Su idi. Açıkcası kitabın isminden özel ad olarak kullanıldığını anlamamıştım kesme işareti olmasına rağmen. Görünce şaşırdım nedense..

Su kızımız evli. Mutlu olduğunu düşündüğü bir evliliği  var. Ancak iş için gittiği Londra'da gönlünü başka birisine kaptırıyor. Aslında ne istediğini,kendi gerçekliğini sorguluyor. 

Su'yun evliliğindeki çalkantı,annesiyle olan karmaşık ilişkisi, psikolog olan ama kendine hayrı olmayan en yakın arkadaşıyla paylaşımları hikayenin konusu. 

Kitap akıcı. Kalın da olmadığından bir oturuşta okunabilecek cinsten.Kafa dağıtmak belki de biraz evliliği sorgulamak için okunabilir;)

26 Şubat 2017 Pazar

Atlantis-Gerhart Hauptmann




Altın Bilek yayınlarının bu kitabını ismine bakıp seçmiştim konusunu bilmeden. Atlantis'i anlatacağını düşünüp oldukça da heyecanlanmıştım. Ancak Titanik'in hazin sonuna paralel bir konusu var.  

Avrupa'dan yola çıkan döneminin mühendislik harikalarından olan transatlantik gemisi Roland'ın Amerika'ya yolculuğunu konu ediniyor. Bunu da bakteriyolog bir doktorun gözünden anlatıyor. Doktorumuz herşeyini geride bırakıp abi bir kararla Roland'ın yolcusu oluyor. 

Amerika'ya varamayan geminin hüzünlü sonu,gemiden sağ kurtulanların New York'ta başına gelenlerle devam ediyor kitap. 

Döneminin sınıfsal ayrımını ve cinsiyetçi yaklaşımını gayet güzel işlemiş yazar. Zaten Nobel ödüllü bir yazarmış Hauptmann. Bunu da öğrenmiş oldum. 

Ancak kitabı çok zor bitirdim. Son zamanlarda en uzun zamanda okuduğum kitap oldu. Sonlara doğru ivme kazansa da genel olarak yorucu bir kitaptı benim için. 


17 Şubat 2017 Cuma

#birfidandik





Üniversitede biyoloji okudum.
Son sınıfı ise ağırlıklı botanik okuyarak geçirdim. 
Hal böyle olunca önemli bir konu olan fidan dikmek ya da bağışında bulunmak çok hassas olduğum bir konu. Yağız'ın doğum gününde de hiç kutlama yapmadan tüm harcamayla ağaç dikmeyi çok istemiştim ama yeni nesil anne akımına uyup ilk doğum gününü yapmaktan vazgeçemedim. 🙈
Ama aklımın bir köşesine de bu fikri mutlaka gerçekleştirmeyi not ettim. 

Ben böyle vicdan yaparken bu fikrimi bilen eşim tam da Yağız'ın doğum gününde fidan bağışlamış Yağız adına. Çok şaşırdım. Çok sevindim. Ama itiraf ediyorum hiç beklemiyordum :D 

Bir yerlerde Yağızla beraber büyüyecek fidanların olduğu fikri beni gururlandırıyor. 

İster TEMA, ister ÇEKÜL isterseniz avm lerde stant kurup fidan toplayan arkadaşlara bağışta bulunabilirsiniz. Ya da bizzat kendiniz ekip hayata bir güzellik katabilirsiniz. Eminim iyi hissettirecektir. 

Nice fidanlara,
ağaçlara,
ormanlara...

;)

15 Şubat 2017 Çarşamba

Masal Parti Evi&Organizasyon



*Çıkarsız bir tavsiye postudur. Bolca memnuniyet içerir;)

26 Ocak'ta 1 yaşına girdi Yağız. Hafta içine denk gelmesi sebebi ile pazar gününde karar kıldık kutlamayı. Aslında başından beri evde olsun istiyordum. Hem daha samimi hem de ne gerek var yer tutmaya diye düşünüyordum. 
Davet edeceğimiz kişi sayısı ilk doğum günü olduğu için (yakın akrabalarımızdan eleme yapamadığımızdan)  yaklaşık 40 kişi oldu. Bu sebeple aklımızın bir köşesinde ev fikrini korusakta evimize yakın küçük şirin bir yer bakındık. Sonra İstanbul/Haznedar da yaklaşık 4ay önce  açılmış tam da istediğim gibi şirin bir yere denk geldik. Burayı tutmam da açıkçası en büyük etken sahibesi Hilal Hanım oldu. Kendisinin müthiş enerjisi ile bir baktım mekanı tutmuşuz:) 
Doğru bir karar verdiğimi sonrasında çok iyi anladım. Çünkü biz sadece mekanı kiraladık. Organizasyonda geri kalan herşeyi biz sağlayacaktık. Buna rağmen tüm süsleme,yerleştirme vs. İşlerde bizzat Hilal hanım yardımcı oldu. Hatta o yaptı, biz ona yardım etmiş gibi olduk :)

Doğum günümüzde de gayet ilgili ve her türlü ihtiyacımıza yardım ettiler ortağı Serap Hanım la. 

Kutlama esnasında fotoğraflarımızı da bizzat Hilal hanım çekti ve bize fotoğrafları verdi. Bu hizmetten haberim bile yoktu. Sağolsun. 

Biz sadece mekanı kiralamış olsakta birçok alternatifli menüleri mevcut. O civarlarda iseniz, herhangi bir etkinlik için şirin,güzel bir yer arıyorsanız bence mutlaka bir uğrayın derim. Ayrıca şu sıralar yine aynı semtte daha geniş bir yere transfer oldular. Aşağıdaki fotoda yeni mekanlarından.  


 
Keşke bizim doğum günümüz burada olsaydı demedim değil görünce. Ama nasip değilmiş:)

Mekanda çocuklar için oyun alanı da mevcut ve etkinlikte Sınırsız çay sağlıyorlar. Daha ne olsun:)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...